Kıyamet Mahzeni | World Arctic Archive

İnsanlar olası kıyamet senaryoları için şimdiden çözüm arayışlarına başladılar.
Dünyada yaşamı yok edecek kadar büyük bir olayın yaşanması halinde daha sonra tekrardan hayatın oluşturulabilmesi için bir kıyamet mahzeni inşa edildi. 2008 yılında faaliyete geçen bu mahzene World Arctic Archive adı verildi.
Norveç’in kuzeyinde yer alan Svalbard takım adalarında inşa edilen mahzen, dağın 130 metre içerisine inşa edilmiş ve donmuş toprakla kaplanmış.
Şimdiden tüm dünyadan 4 binden fazla bitki çeşidi, yaklaşık 860 bin örnek teslim alınmış ve alınmaya devam ediliyor. 3 Ana odada 4,5 milyon örneğe ait 2 milyardan fazla tohum saklamak mümkün ve bina daha da geliştirlebilir. Sığınaktaki tohumlar, Kuzey Kutbu sıcaklık koşullarının etkisiyle eksi 18 derecede saklanıyorlar.
Norveç Hükümeti’nin destelediği projeye bazı bilim kuruluşları da destek veriyorlar. Yetkililer, mahzendeki ortam yeterince soğuk olduğu için, güç kesilse bile tohumların 200 yıl dayanabileceğini söylüyorlar.
Bununla birlikte Norveç’te faaliyet gösteren Piql isimli şirket burada dünyanın dijital arşivini oluşturmak için ayrı bir çalışma başlattı. Veriler kendilerinin ürettiği, aşınma ve yıpranmaya dayanacak şekilde tasarlanmış ışığa duyarlı, çok katmanlı analog filmlere aktarılıyor. Ardından güvenli bir kutuya yerleştirilerek yoğun olarak güçlendirilmiş tonoz binanın içerisine yerleştiriliyorlar. İnternet ve sunucular hala çalışıyorsa, veriler çevrimiçi olarak aranabilir durumda tutuluyorlar. İsteğe bağlı olarak, dijital olacak şekilde teslim edilebiliyor veya istenirse analog şekilde fiziksel olarak da gönderilebiliyorlar.

Piql şirketinin üretmiş olduğu bu filmler içerisinde video, görsel, yazı her çeşit veri istenen her çeşit formatta saklanabiliyor. İnternet bağlantısı ile bu verilere her an ulaşılabiliyor.
Analog depolama dijital depolamaya göre daha dayanaklı olduğu için şirket yetkilileri kendilerinin ürettiği bu analog filmler sayesinde verilerin yaklaşık 500 – 1000 yıl arasında saklanabileceğini söylüyorlar.
Kıyamet günü geldiğinde çalışır durumda hiç bir cihaz kalmayabilir. Cihazları çalıştıracak enerji kaynağı olmayabilir. Bu durumda bile veriler herhangi bir cihaza ihtiyaç duyulmadan okunabilecek şekilde saklanıyorlar.
Kıyamet Mahzeni’nin özelikle küresel ısınma sonucu Grönland, Kuzey ve Güney Kutuplarındaki buz tabakasının erimesiyle yükselecek su seviyesinin üzerinde kalacağı hesaplanıyor.
Dünyanın bütün kültürel eserlerinin saklanabileceği bir depo fikri gerçekten çok güzel bir fikir. Dünyanın tüm tohumları yada tüm canlıların DNA’ları ile birlikte, tüm kitapların, filmlerin, müziklerin, görsellerin, haberlerin vs. saklanabildiği bir deponun kıyamet koptuktan dünyada yaşamı tekrar başlatarak, insan bilim ve kültürünün kaldığı yerden devam edebilmesine olanak sağlaması mümkün.
Ya da;
Herhangi bir kıyamet senaryosuna göre insan türü yok olduğunda, yüz yıllar, bin yıllar sonra uzaydan gelen başka bir uygarlığın bu mahzeni bulduğunu düşünün. Bizim DNA’ larımızı kullanarak insan türünü yeniden ortaya çıkarabilirler belki.
Tabi eğer isterlerse.
Piql şirketinin web sitesi: http://www.piql.com/
Arctic World Arşiv tanıtım dokümanı: https://cld.bz/users/user-WmA6B3j/Arctic-World-Archive/1
Haber ile ilgili bir video:

Çok iyi